



Bir garip akşam bu be..
Bir garip..
Gönlüme müzeyyen'in o tatlı nağmeleri vurdukça..
Sır gibi sakladığını söyledikçe o benim için..
Dahada bi garipleşiyor..
İnsanları garip görüyorum gene ama..
Hiç değişmeyen tek prensibim olsa gerek..
Aşk diyorlar..
Sevgi diyolar..
Seviyolarlar..
Ayrılıyorlar bir zaman sonra.. Ayrılamayacaklarını söyledikleri sevdiklerinden..
Ve bir zaman sonra, öncelerden karıcığım dediği kadını "hayat kadını" ithaf ediyor centilmen adam..
Bir ergen sevgilisinin arkasından atıp tutuyor.. Sarhoş olarak masalarda..
Onu düşünüp hüzünlenebiliyor mesela küfrettiğinden anladığımız kadarıyla..
Arkadaşlarının hepsine acılarını anlatıyor..
Birbirilerine sevgilerinin acılarını kıyaslatıyorlar..
Nasıl sevdiklerini..
Ve tabiki nasıl ayrıldıklarını o "kaltak" tan..
Bende bişeyler yaşayayım diyorum.
Ne bileyim..
Bir hüzünlü şarkı açayım..
Bir büyük rakıyla birlikte bende düşünüp hüzünleneyim diyorum..
Ama hanginizi düşünsem.. Bilemiyorum..