Failler dağılıyor bıçaktaki gövdeden,
birbirlerine ilikleniyorlar, sardıkları gövdeden.
Ve böylece, kim vurduya giden maktul
bıçağın kurbanı oluveriyor.
Bak sen bu bıçağın işine;
nasıl da hikmetlere sahip,
varlığıyla nelere kadir olabiliyor.
Bak sen şu bıçağın hikmetine.
Hikmet demişken,
bir tomurcuk açıyor gövdeden;
faillerin gittikleri yönü işaret ediyor.
Ve 8 yaprak açıyor —
her bir fail için bir yaprak.
Ve esmesin mi bir soğuk yel;
tomurcuk gövdeye yeniden düşüyor.
8 yaprak ve de 8 hesap görülmek üzere..
Yapraklar sürüklenmeye başlıyor,
jilet taneleri gibi, solmadan.
Ve düşmüyorlar mı bıçağın etrafından ayrılan
faillerin peşine?
Bıçak sıçramış bir kere o gövdeye;
bir ıslıklı tomurcuktan
doğmuş bu jilet yapraklar.
Failler kovalandıklarının farkında değiller oysa.
Bre gafiller!
Nihayet, 8 faile 8 tomurcuk jileti deyiverdi.
Yerde uzanmış gövde dirildi;
rüyasında kendini vurmuş.
Meğer maktul uykudaymış.