Öyle bir ses, susmuyor.
“Umuda kapılma.”
Ne zaman gülecek olsam fısıldıyor;
yahut gülsem:
“Deniyorsun sadece. Denersin sadece.”
Ben de ona:
“Biliyorum.” diyorum.
O ses beni her ayağa kalktığımda yeniden yere atıyor.
Güçlü bir ses o;
yerden kalkmama izin vermiyor.
Yoruluyorum… ama yine kalkıyorum.
Haklı;
“Denersin sadece.”
İşin sonunda bir kazancım da yok aslında.
Ne olabilir ki?
Haklı olduğunu biliyorum o sesin.
Ama oturup, daha önceki yanılgılarımı hatırlamak
ve düşünmek istemiyorum.
Bir kitabın yaprakları gibi ardı ardına diziyorum yenilgilerimi.
Kapak olmasa da olur.
Koca bir kitap; üst üste yığılı sayfalardan.
Son büyük yenilgi kapak olacak.
Tabii o da gösterişsiz; sade, saydam, görünmeyen.
Çünkü kapak yok.
Olmadığı için de görünmeyecek.
Belki de kitabın tamamı bir kapaktır.