Ordular, kaybettiklerini anlayınca yakıp yıkarak geri çekilirler.
Bir zamanlar içe dönüşüm de böyleydi benim.
Geri çekilirken yaktıklarım, yıktıklarım oldu.
Sonra karar verdim:
İçeriyi terk etmeyeceğim.
Çünkü giderken yıkmak istemiyorum artık.
Bıraksınlar, yakıp yıksınlar.
Ben söndürürüm içimdeki yangınları.
Daha derin hendekler kazdım,
daha sağlam kayalar dizdim.
Azalttım kalabalığı,
susturdum gürültüyü.
Ve bir kale oldum…
ama yanmayan değil,
yanıp da sönmesini bilen bir kale.
Ateş düşer, kaya çarpar…
izlerim.
Kapıları açtım—
savaşacak bir şey bulamasınlar diye.
Dileyen barınır, dileyen yakar.
Düzenliysem kale,
dağıtırsan harabe.